HastaBlog
   
 
kategori
Ayın Yazısı (5 yazi var )
Duyuru (5 yazi var )
Güncel (322 yazi var )
Kabataş Anıları (5 yazi var )
Kabataştan (5 yazi var )
Oradaydık... (5 yazi var )
Spor (14 yazi var )
Yazilar (20 yazi var )
İZER AĞABEY ardından... (1 yazi var )
Şakalar... (0 yazi var )
Şiirler (9 yazi var )

top10
Duygu'dan Yemek...
Babadan Kabataşlı...
Sadrettin Alpan Ağabey'imiz...
PİLAV a ViRA ViRA...
Dostlar Kahvesi'nde Kahvaltı
Oyumu Kime Vereceğim
"Ben Demokrat Değilim"
Kadın Değerini Bilmiyor
Bravo SABAH
70'li Yıllar

linkler
ATATÜRK GÜNLÜĞÜ-ATATURK TODAY
KABATAŞ ERKEK LİSESİ EĞİTİM VAKFI
Kabataşlılar Derneği
Sanverim...
Semih Seyyid Şiirler
T.C.Cumhurbaşkanlığı
TDK-Sözlük
Tüketiciler Birliği
İst.Em.Md.-Mobese


Dinazor'dan Yemek...

5.yemeğin ardından..... .........

 

Ona gelmeden önce biraz gerilere gitmek istiyorum.

 

2006 Kasım ayı ortalarıydı.

Seyrek de  olsa telefonla görüştüğümüz, Kamer Akşahin 87, Cem Özdemir 80 ve ben İzer Çulhagil 58 ( Her üçümüz de  rahmetli Recep Sebilik ‘in  has !!! adamları idik), Bostancı’da bir lokantada bir araya geldik.

Laf lafı açtı. Ben bir ara  “… yahu şu  toplantıları tekrar bir canlandırın..” dedim.



5.yemeğin ardından..... .........

 

Ona gelmeden önce biraz gerilere gitmek istiyorum.

 

2006 Kasım ayı ortalarıydı.

Seyrek de  olsa telefonla görüştüğümüz, Kamer Akşahin 87, Cem Özdemir 80 ve ben İzer Çulhagil 58 ( Her üçümüz de  rahmetli Recep Sebilik ‘in  has !!! adamları idik), Bostancı’da bir lokantada bir araya geldik.

Laf lafı açtı. Ben bir ara  “… yahu şu  toplantıları tekrar bir canlandırın..” dedim.

Tamam dediler. Cem İTÜ’yü tavsiye etti. Kamer de  7 Aralık toplantı çağrısını yaptı.

Bana , “Sen gelmiyor musun ?...” dediler.

“…Ben ön ayak oldum, benim işim bitti, sizler baslayın ve devam ettirin…” dedim.

“…Olmaz, bu birinci yemek muhakkak gelmelisin, hem “fıstıkları” ! da getir…” dediler.

Bunu bana Kamer, telefonda söylemişti ve söylerken de  hanımı da  yanındaymış.

Kıyamet  kopmuş tabii.

Neyse,  tamam dedim. Getirdiğim fıstıkları , Can Artuner daha sonra diline doladı.

 

4.1deki 2. yemeğe geldi sıra.

Ben gene gitmeyecektim. Bu sefer de mezunlar-mezun olmayanlar tartışması çıktı.

“…Bazıları yemeği boykot etmiş, bu nedenle gelmen lazım…”dediler.

Hadi gene gittik ama bu sefer, fıstıksız.

 

Sıra geldi 3.2 deki  3. yemeğe.

Bu sefer de, “…Yeni kümeyi ilan edeceğiz, gelmezsen olmaz…” dediler.

Gene gittik tabii. “Bakın” dedim , “…Allah’ ın hakkı üçtür, bu son…”

Dedim de…………

 

4. yemek günü olan 2.3 den bir iki gün evvel gene telefonlar çalışmaya başladı.

Sabaha karşı 04:00’lerde...

“Ne oluyor…” dedim.

“Yemeği basacaklarmış gelmen lazım…” dediler.

Haydaaaa.... ..Gerçi bu hırlaşmalar fena da olmuyor, çeşni katıyor ama işi kan davasına kadar götürüyorlar.

Neyse o gün de gittik tabii.

Sabaha karşı telefon edenler benim hanımdan zılgıtı yiyince ;

 “…Abi bi daha hanımı getirme…” dediler. (merak etmesinler, bunu daha hanıma söylemedim).

 

Geldik 5. yemeğe.

“Bu sefer ne var?...” dedim.

“Hicbir sey yok, o nedenle gelmen lazım …”demezler mi !!!

O nedenle de gece güzel geçti zaten. Bu sefer bahaneyi kendim yarattım.

6.4 günü , Nejat Gözen ; “… Abi , beni de al beraber gidelim…”dedi.

“Tamam…” dedim. Ogün telefonda epey atışmıştık.Hırsımı  alamamıştım. “Yolda tamamlarım” diye düşündüm. Ne gezer, adam nuh diyor, peygamber demiyor. Dönem farkı 11 sene, 20 sene olsa biraz rahat edeceğim.

Bir ara öyle kızdım ki ; “… Köprüden geçerken şunu aşağı atayım…” dedim.

Sonra düşündüm ; “…Yahu Nejat’ı atarsam, ben kime fırça atacağım ?...”

İTÜ’ye geldik, ben hala hırsımı alamamıştım…

 

Bu sefer , şirin kızları Esinti yüzünden , Zehra ile Murat’ a taktım kafayı…

Aklıma da , “Babadan Kabataş’lı” mesajını  yollayan Beste Ünsal’ın Kabataşlı amcaları  gelmedi de  değil…

 

Gelir gelmez ,bu sefer,”…Nerede fıstıklar ?” diyen Can masaya otururken, yanıma yerleşti.

Merak etme, canlıları gelir demeye kalmadan ;  iki güzel kızkardeşimiz içeri  girmez mi ….

Can, benim yanıma oturduğundan pişman, hayıflanıp duruyor.... Baktım olmayacak, kendisini azad ettim. O gidince Hüseyin ile mesafem azaldı. Benimle ayni kafada olduğu için ona fırça atamadım.

Yanındakileri; İdil, İpek ve  Burak’ ı aynı kategoriye soktum.

Duygu ve kuzeni fahriye Pelin’e, Can’dan fırsat kalmadığı için ulaşamadım.

Sonra dev cüssesiyle  Anıl geldi bir ara.

Adam, anadan doğma dernekçi. Üstelik Okul Aile Birliği Başkanı. Bu sene, savcıymış, emniyet müdürüymüş  kimseyi takmamış ; herkesten çatır çatır bağışları kapmış.

Altay’dan destekli bütün ataklarımı  profesyonelce geri cevirdi.....

Gecenin en yakışıklısı ; Andaç.Diğerleri  gibi menzil dışı kaldı.

 

Üsküdar’lı Onur, kütüğün emekçilerinden Jülide ve Alparslan ; artık bu toplantıların müdavimleri oldular.

 

Bir de bana isim takmaya kalktılar ; “Fırçacı İzer”.

Yahu yapmayın kardeşler, senelerce biz fırça yedik, sıra bize geldi nihayet. Böyle sevgi ve saygı dolu ortamı bulmuşum, o zevkten mahrum mu edeceksiniz beni ? Bekleyin, sıra sizlere de gelir.......

 

Duygu yazınca aklıma geldi....

Çıkarken bana , “… Abi üçlü çek…” dediler. Ben, aval aval bana en yakın dinazorlardan Nejat’ a sordum;  “…Nedir bu üçlü…? ”

“Abi, ben de bilmiyorum…”deyince rahatladım.

Gerçi pilavlardan hatırlıyordum, gruplar halinde hey, hey diye bağırırlardı…

Neyse arabaya kendimi zor attım.

Bu sefer de Anıl, “Huzur Evi” için benim arabaya göz dikti.

Seneye ayvayı yiyeceğiz. 50 yıl plaketimi bana O verecekmiş...

 

Bir ara, Murat Paşa uzaktan seslendi.

“…Bodrum’a ne zaman gidiyorsun ?...”

Arkasından Hüseyin  ”…Gelecek kahvaltıyı Bodrum’da yapıyoruz…” dedi.

Ben de “…Hadi ya, bu kadar kişiyi ben nasıl ağırlarım….” deyince.

“Abi yemeğe değil, kahvaltıya…” diye ilave etti.

Ona aklım yattı. “Kahvaltıyı yaparlar, akşama kadar nasıl olsa giderler..” diye düşündüm.

Sonra ondan da kıvırdım ; “…o kadar yola değmez çocuklar.”  dedim.

 

Dönerken Nejat’la konuşuyorduk...

İlk defa gerilimsiz bir aksam geçirmiştik…

 

Murat Paşa!

Her geceden sonra,  bir iki resim muhakkak yollanırdı. O akşam Kamer vazifesini yapmadı.

Kaldık Esinti’ ye. Sor bakalım Kabataşlı hala ve amcalarına  bir iki resim yollar mı ?

 

Bitirirken son bir flaş haber!!!

Altay ikiz bekliyor. Birinin ismi hazır, hanımı koymuş ; ” Kelpaso “

İkincisine de “Sonpaso” derse, Altay kümelere veda etmek zorunda kalacak.

Aynı tehlike Murat’ta da var galiba...!!!

 

Hoşçakalın.

 

58 dinazorlarından İzer.

 






yorumlar


Bu yazıya yorum yapılmamış.

Kategori: Oradaydık... Yazılma: 22.04.2007 | Okunma: 1905 | Yorumlanma: 0

galeri.son6
Kabataşlılar 29.Nisan Çağlayan'dayız...    Bay BAŞKAN , 1 KAYIP ve Bizler...  İPEK ve İDİL...
İpek rejimde , Afiyet olsun İdil'e....  Yemek sonuna doğru.....  Ufaklık ANIL ve kankası yakışıklı ANDAÇ  
yönetim paneli